sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2012 Perşembe

Birisini öldürmenin yolları...

"Birini öldürmenin çeşitli yolları vardır. Karnına bir bıçak saplarsınız, ekmeğini çalarsınız, hastalığını sağaltmazsınız, berbat bir evde yaşatırsınız, ölümüne çalıştırırsınız, intihara sürüklersiniz, savaşa yollarsınız, vb. Memleketimizde bunların çok azı yasaktır."


Bertolt Brecht


Karnına bıçak saplamak = direkt fiziksel yöntem


Ekmeğini çalmak = Çalışmasının hakkını vermeyip zimmetine geçirmek, kişiyi yoksulluk ve açlık seviyelerinde yaşamaya muhtaç etmek... 


Hastalığını sağaltmamak = Nedir bu? Hipokrat yeminine aykırı gibi durur, değil mi? Değil... kanser hastalarının son dönemlerine geldiklerine "inanan" doktorlar kanser tedavisi üzerine yoğunlaştıklarından artık "tedaviyi" gerekli görmez, hastayı destek tedavi için yönlendireceğine oyalar, son dönemlerini mümkün olduğunca rahat geçirmesini hastaya çok görür... Elle tutulamayan, yani ruhsal hastalıklar için de geçerlidir, psikiyatr ilaç dayar, kanayan ruhunuza pansuman yapmaz, semptomları kimyasallarla geçirmeye  çalışır, nevrotik hastalıkların sık tekrarlamasının nedenlerinden biri de budur... Gastroentrolog hastaya diyet verir, helicobacter pylori testi yaptırmaz, klasik diyetli proton inhibitörlü yöntemi uygular, öğünlerini hastaya zehir eder, halbuki bir baktırsa belki 15 günde uygun antibiyotik tedavisi ile kurtulacak hasta... Boyun lifleriniz atar, boyunluk bile vermez... vs vs devam edeyim mi? Bir hipokrat yemini vardı, ne oldu ona?


Berbat bir evde yaşatmak = Sırf evin yapımında kullanacağınız kanserojen malzemeler ile bir insanı rahatlıkla öldüreceğinizi biliyor muydunuz? Mesela herkesin ayılıp bayıldığı "pimapen" pencereler dünyanın en sağlıksız malzemeleri içinde ama geri zekalı emlakçılar pimapen olmasını artı olarak görür, halbuki ahşap doğrama hem daha sağlıklıdır, hem de iyi detaylandırılıp gayet de ısı yalıtımı sağlar. İnsanlar ise moda adı altında pimapenin "daha sağlıklı/daha modern/daha elit/ daha eşeğin siki" olduğunu savunup geri zekalılık madalyası almaya hak kazanırlar... sonra yalıtımda asbest kullanılması, nefes alamayan binalar... devam edeyim mi?


Ölümüne çalıştırmak = Mobbing yönteminin de yardımı ile öyle iş yüklersiniz ve bu işleri yapmaya ekonomik nedenler ile öyle muhtaç edersiniz ki, kişinin sağlığı bir süre sonra bozulur, para az kazanır veya kazanamaz olur, yaşam kalitesi düşer... siz sadece iş verdiniz, size şükretmeliler, lütfettiniz!


İntihara sürüklemek = Aklıma nedense Nilgün Marmara'yı getirdi bu yöntem, Nilgün Marmara'yı intihara arkadaşları sürükledi yazmıştı birisi, kimdi hatırlamıyorum. Bir insanın yukarıdaki yöntemleri kullanarak berbat koşullarda yaşamasını garantilerseniz depresyon ve çözümsüz bir noktada intihar kaçınılmaz olabilir. Ama siz bir şey yapmadınız, pardon, özür dilerim!


Savaşa yollamak = Savaşa kaşarlı tost yapmak için gönderilmediğimize göre?


Çevremizdeki her şey bizi öldürmeye programlanmış, resmen haberimiz yok! Ya da nereye kadar görmezden gelebiliriz? Hiçbir şey yapmıyoruz sanırken aslında bizi için için kemiren işte bu gerçekler. 


İyi ölümler.

1 Ocak 2012 Pazar

sevgilisiz yaşayabilen insan (vaaay)

 tam da bugün bir arkadaşım durup dururken insanların mutlaka sevgilisi olmak zorunda mı diye sordu, aslında soru değildi, sevgili taklidi yapan ve sevgilisiz yaşayamayan(yazık lan), varlıklarını sadece sevgilisi olma durumu üzerinden anlamlı kılan, elinde kendisini mutlu edecek, tatmin edecek, başarı gösterdiği başka bir şeyi olmayan zavallı insanların sahte tavırlarından rahatsız olanın bir kendi olup olmadığını merak ediyordu. konuda hemfikir olduğumuz için sahteliklerinden ötürü acıdığımız mutlaka bir sevgilim olmalı insancıklarının aslında ne kadar zavallı, zayıf insanlar olduğunu rahatlıkla söyleyebildik birbirimize. güzel, akıllı, seksi, zeki, çevik, ahlaklısınız ama sevgiliniz yoksa sorunlusunuz diye kafamızı sikecek kimse yoktu. what a relief!

ben gerçekten hayatının anlamını bir sevgilisi olması üzerinden tanımlayan insanlara acıyorum. bu insanlar sevgilisiz yaşayabilen insanın, yani konu mankenimizin, özgüvenini, kendisini tanımladığı ve gerçekleştirdiği sevgililik dışında işi, hobisi, lobisi, maddi manevi tatmin olma halini kıskanıp kendisini aşağı gördüğünden bu insanı sorunlu addedip kendisini temize çekmeye çalışır ama o defterdeki her şey gitse de silgi izleri gitmediğinden asla başaramaz, bu onu daha da saldırganlaştırır.

efendim kadınsanız frijitsiniz, lezbiyensiniz (oha! çünkü lezbiyenler aşık olmuyor, sevgilileri olmuyor, sevmiyorlar) soğuksunuz, bir erkeği tatmin etme yetisinden yoksunsunuz; erkekseniz çükünüz kalkmıyor, kalksa bile tam sertleşemiyor, sertleşse bile o sertlikte kalamıyor yani beceremediğiniz için siz sevgilisiz yaşamaya mahkum oluyorsunuz bu küçük insanların küçük beyinlerinde.

çünkü sağlıklı bir insan mutlaka sevişmek ister ve siz sağlıksızsınız çünkü sevişmek istemiyorsunuz, oysa sırf cinsel ihtiyaçlarınızı gidermek için ilk kuru dalla çiçekleanladın sen gelene gitmeliydiniz, sağlıksınız işte banane banane...

aynen busunuz işte bu insanı eksik/yazık tanımlayanlar. izanınızı skiim.



(16.05.2011 02:06)




 "unutma ki, yalnız olmak; yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir." 

charles bukowski'den.

(17.08.2011 01:34)

30 Aralık 2011 Cuma

Sağlık köşesi: Göz

Gözlerimiz hepimiz için çok değerlidir, değil mi? Mikrop kapsın, arpacık çıksın, o olsun bu olsun istemeyiz. İşte bir gözümün yarı kapanmış olduğu bir gün göz doktoru koltuğunda doktorum bana göz konusunda hayatımın öğüdünü verdi. Hayatımın diyorum çünkü Mayıs 2010'dan beri bende ne bir arpacık, ne bir sorun...


Peki neydi bu öğüt? Haftada bir kez banyoda gözlerimi bebe şampuanı ile yıkamam. Neden bebe şampuanı? Gözleri yakmasın diye. Ben ne yaptım? Canım gözlerim diye gittim alerjik bünyelere uygun bir şampuan olduğu iddia edilen ve eczacımın önerisi olan Organicare aldım, Organicare yabancı isimli yerli bir marka.


Sonra ne oldu?


 alerjik bünyeler için üretilmiş bir bebe şampuanı. yalnız benim bildiğim bebe şampuanı göz yakmaz, değil mi? bu şampuanı, daha doğrusu herhangi bir bebe şampuanını göz doktorum özellikle gözlerimi temizlemem için önerdi, yoksa yaşım 3 falan değil. ama yaşım kaç olursa olsun bu şampuan gözümü inceden bir yakıyor be can. o sabilerin gözlerine kim bilir ne yapar... 


(04.07.2010 14:19)




Bu oldu. Almışım o kadar para verip, gözlerim yana yana kullandım. Sonra geçenlerde bitti. Yeni bir bebe şampuanı ararken gözüme Komili Bebe Şampuanı takıldı, yeşil ambalajlı, zeytinyağlı, zeytinyağını nerede görsem cazip gelir, bu şampuanı seçtim. İyi ki de seçmişim! Dün ilk defa denedim ve gözlerim yanmadı! Benimkiler yanmadıysa kimseninki yanmaz. 


Bu acayip işe yarayan önerisi için doktorum Maryo Cenk Kohen'e teşekkürü bir borç bilirim.